Öğretmene şiddet

Ş.Mehmet Kilitci

Öğretmene şiddet

 

Milli Eğitim Bakanlığı’nın şiddetin önlenmesi adlı bir projesi olduğunu bilmeyenimiz yoktur. Bu projenin temel amacı okullardaki çocuklara yönelik şiddetin önüne geçmektir. Bu tür bir projenin varlığı ve uygulanıyor olması son derece sevindiricidir. Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın ve gençlerimizin şiddet içeren hiçbir eyleme maruz kalmaması en büyük dileğimizdir.

Aslında iki haftadır bu konu ile ilgili yazmak istiyordum. Fakat gerek yoğunluk, gerekse de sağlık sorunları nedeniyle bir türlü fırsat bulup da bilgisayarın başına oturamadım. Ancak bugüne kısmet oldu.

Okulların başlaması ile birlikte gün geçmesin ki öğretmenlerin uğradıkları saldırılarla ilgili haberlere rastlamayalım. Bu tarz haberlerin eğitimcilerde çok ciddi travmalara neden olduğu da aşikârdır. Ancak daha aşikâr olan bir şey var, mevcut yasa ve uygulamaların zayıflığı! Mevcut yasa ve uygulamaların zayıflığı, bu tür şiddet içeren haberlerin devam edeceğini göstermektedir. Zira yapılan her saldırı olayını kınıyoruz. Hem de şiddetle kınıyoruz. Sendikalar kınıyor, milli eğitim yetkilileri kınıyor, medya kınıyor.  Başka bir şey yapmaya da gerek yok, diye düşünüp başka bir şey de yapmıyoruz.

Geçtiğimiz haftalarda Gaziantep’te bir şiddet olayı yaşandı. Bir okul müdürü arkadaşımız bir öğrencisi tarafından bıçaklandı. Allah’tan can kaybı yaşanmadı. Ardından Diyarbakır’da okulun bahçesinde bir arkadaşımız üç kişinin tekmeli tokatlı saldırısına uğradı. İkinci olay sosyal medyada çok ses getirdi. Öyle ki konu ile ilgili bakanımız da açıklama yaptı. Ardından da Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali YALÇIN, bu öğretmenimizi Diyarbakır’da ziyaret etti. Bunlar bizim duyduğumuz ve bildiğimiz olaylar. Ancak daha duymadığımız daha nice böyle olaylar yaşanmakta, bunları da siz değerli okurlarımın takdirine bırakıyorum. Bu noktada öğretmenlik meslek kanunu ile ilgili, bakanlığın bir çalışma yaptığını biliyoruz. Ancak aldığımız duyumlar, bu meslek kanunun öğretmenleri pek de korumaya yönelik olmadığı şeklindedir. Umarım bu duyumlar yanlıştır. Zira her geçen gün değer yitiren öğretmenlik mesleğine vurulan bu tür bir darbe, eğitimde kapanması zor derin izler bırakacaktır. Biz az söylüyoruz siz çok anlayın.

Düşünüyorum da, daha senenin başında, bir öğretmen ile veli veya öğrenci arasında nasıl bir olay yaşanmış olabilir ki, veli ve öğrenci öğretmene saldırsın. Yanlış anlaşılmasın amacımız bu şiddet olaylarına bir neden bulmaktan ziyade eğitimdeki diğer bir konuya dikkat çekmektir.

Sene başında, okullarda üzerinde en çok durulan konulardan biri öğrenci davranışlarıdır. Yani öğretimden önce eğitim olgusudur. Bu nedenle öğretmenler ve idareciler olarak zaman zaman öğrencileri kılık kıyafeti (Gerçi geçmişte bir bakanımız öğrencinin saçına karışan müdürün saçını keserim demişti ama...) de dahil olmak üzere onları bazı konularda uyarıyoruz. Sene başında öğrenci ve velilerle yaşadığımız en büyük sıkıntı budur. Eğer ben bir öğretmen olarak öğrencimin davranışına, oturmasına, kalkmasına, giyimine kuşamına müdahale edemeyeceksem eğitim öğretim kavramının başındaki eğitim kavramını kaldırsınlar, öğretmene de öğretmen değil DERS MEMURU desinler; biz de buna göre haddimizi bilelim. Ya da öğretim açısından bakalım. Öğretmen çocuğun çarpım tablosunu, İstiklal Marşı’nı vb. ezberlemesini isteyecek ve ezberlemeyen çocuğa da gönül koyacak, kızacak tabii ki. Zira “Ezberletmeden öğretmek çocuğu aşar” diyor meşhur bir profesörümüz. Doğru da söylüyor. Veli geliyor çocuğuma niye kızdın, çocuğumun psikolojisini bozdun diye okul basıyor veya çok rahat bir şekilde CİMER’e şikayette bulunuyor.

Şüphesiz şikayet mekanizması sağlıklı işletildiğinde kurumsal kapasiteye katkıda bulunabilecek bir mekanizma olmakla beraber, yanlış işlediğinde de kurumsal motivasyon ve bireysel motivasyon açısından çok yıkıcı etkiler bırakabilmektedir. Bu nedenle bu şikayet mekanizması ile ilgili de bir takım düzenlemelerin yapılması gerektiğini ifade etmeliyiz.

Yazının başında ifade ettiğimiz şiddetin önlenmesi projesinin, kapsamının genişletilmesi ve bu kapsama eğitim çalışanlarında şiddetten korunmaya yönelik başlıklar eklenerek bu konuda gerekli yasal düzenlemelerin yapılması en büyük beklentimizdir.

 

8.11.2019 (Ş.Mehmet Kilitci)

DİĞER YAZILAR

Eleştirilerinizi bize, memnuniyetinizi dostlarınıza bildiriniz

Eğitimde Niteliğin Artırılması Projesi: GENAP çalıştayı

Akademik başarı mı?

Öğretmenlikten Ders Memurluğuna

Yazmak

Benim babam iyi adammış-2

Benim babam iyi adammış-1

Öğretmenliği yeniden tasarlamak

Eğitimin görünmez neferleri: AR-GE birimleri