HER ŞEY BİR HAYAL İLE BAŞLAR

Ş.Mehmet Kilitci

HER ŞEY BİR HAYAL İLE BAŞLAR

 

Geçen gece uyku tutmadı. Bir sağa döndüm bir sola döndüm, olmadı. Klasik uyuma taktiğimi deneyeyim dedim ve hayal kurmaya başladım. Kırk küsur yaşındayım. Şimdiye kadar milli piyangodan amorti bile kazanamamış birisi olarak yılbaşındaki seksen milyon Türk lirasının bana çıktığını hayal ettim. Bu yazımda bu paraya neler yapabileceğime dair hayallerimi sizinle paylaşmak istiyorum.

 

Parayı alır almaz yapacağım ilk iş, dört ya da beş dükkan alıp bunları kiraya verip kira gelirini okulumun okul aile birliği hesabına bağışlamak olurdu. Bu da aylık yaklaşık on beş yirmi Türk lirası gelir demek. Sonra düşündüm ki okulun kütüphanesi yok, kütüphane için yer de yok. Bu yüzden okulun yan tarafına çelik direklerle ekleme yapıp ağaç ev tarzı güzel bir kütüphane kurmayı hayal ettim. Başlamışken, çok amaçlı salona güzel bir toplantı salonu yaptırmak lazım. Zira hayatında hiç sinemaya, tiyatroya gitmemiş çocuklarım var. Bu vesileyle de onlara bu imkânı sunmuş olurdum. 

 

İmkânsızlıklar içinde Türkiye çapında sportif başarı elde etmiş bir ekibim ve bu ekipte potansiyeli çok güçlü olan öğrencilerim var. Onlara da kapalı bir spor salonu yaptırmazsam içim rahat etmez. Ama spor salonu için de yer sıkıntısı var. Bunun için de binanın dışına yapılacak çelik direkler aracılığı ile binanın üstüne kapalı bir spor salonu yaptırdım. Sonra direklerin, binanın dışında çok çirkin görüneceğini düşünüp hemen ona da çözüm buldum. Binanın dışını ve spor salonunu  cam güneş panelleri ile kaplayıp elektrik üreterek ekonomiye de katkıda bulunalım dedim. Ayrıca madem cam kaplama yapacağız, cam ile duvarın arasında olacak şekilde bir de merkezi soğutma sistemi kuralım. 

 

Bunlarla birlikte geri dönüştürülebilir atık toplama, depolama ve çocukların güvenliği için oluşturulacak sistemleri de kurduk. 

 

Baktım elimde daha çok para var. Okulumuzun spor kulübü bünyesinde özel bir spor lisesi kurdurdum. Ancak bu, sıradan bir spor lisesi değil. Dünyada eşi benzeri olmayan dünyaya sporcu ihraç edecek bir okul. Öncelikle, bu okuldaki öğrenciler tamamen burslu okuyacaklar ve okulun pansiyonunda kalacaklar. Türkiye’nin en yetenekli gençleri arasından seçtiğimiz öğrencilerimizin, dünya standartlarında yetişmeleri ve mezun olurken en az dört dil edinmeleri için Avrupa’daki büyük kulüplerde (Bayern Münih, Liverpool, PSG ve Barcelona vb) staj yapmalarını sağlayacak anlaşmalar yaptırdım. Ayrıca okulumuzdaki öğrencilerin yabancı dillerini geliştirmeleri için de çok gelişmiş dil laboratuvarları kurdurdum.

 

Başlangıç için, her yıl üç branşta altmış öğrenci mezun etme hedefimizi koyduk. Mezun da ettik. Yetiştirdiğimiz öğrencilerin bir kısmını antrenör olarak bir kısmını sporcu olarak yurtdışına gönderdik.

Bu arada bu çocukların işlerini profesyonelce yapabilmeleri amacıyla okulumuzun spor kulübünün, futbol öncelikli olmak üzere, en az bir branşta profesyonel liglerde mücadele etmesini de sağladık. Yetiştirdiğimiz sporcularla şampiyonluklar elde ettik. Milli takımlara sporcular gönderdik.

Tüm bunların üstüne baktım birazcık paramız kalmış buna da kulübe yerli arabamız TOGG’un jip modelinden bir tane... Derken uyuyakalmışım.

 

Yukarıda yazdığım üzere amortiyi bile tutturamadım çünkü hiç bilet almadım alma ihtiyacı da hissetmedim. Diğer taraftan yukarıdaki hayalleri gerçekleştirmek de bu şartlar da pek mümkün görünmüyor.

 

Yazımı bitirip tekrar okuyunca çok saçma bir hayal olduğu kanaatine vardım. Ancak yukarıdaki hayallerin her birinin birer proje olduğunu da ifade etmeliyim. Özellikle spor lisesi ile ilgili bölümün Türk sporunun özellikle Türk futbolunun kurtuluş reçetesi olduğunu söylesem abartmış olmam. Büyük spor kulüplerinin transferlerde boşa harcadıkları paranın küçük bir miktarı ile gerçekleştirilebilecek bu proje ile aynı zamanda yurtdışına akıp giden milyon dolarların bu ülkede kalması, hatta sporcu ihraç ederek ülkeye ciddi bir girdi sağlanabilir.

Bunların yanında, Cenab-ı Allah’a bana hayal edebilme kabiliyeti verdiği için de binlerce kere şükür ediyorum. Ayrıca hayali kurulmayan hedeflerin gerçekleşmesinin mümkün olmadığını düşünenlerdenim.

“Ben içmem, hayallerim bana yeterince mutluluk veriyor.” Demiş Marie Eschenbach ve Robert Schuller de “Gerçekleşmemiş hayaller bizi hayata bağlar.” Yine şöyle bir söz daha okumuştum bir yerde: “Dünyanın gördüğü her büyük başarı, önce bir hayaldi. En büyük çınar bir tohumda, en büyük kuş bir yumurtada gizliydi.”

 

8.01.2020 (Ş.Mehmet Kilitci)

DİĞER YAZILAR

Gaziantep Lisesi

LGS TERCİHLERİ

Eğitimde sosyal medya kullanımı

Uzaktan Eğitim

YOLUMUZU AYDINLATANLAR

Bir tramva olarak aile

Öğretmene şiddet

Eleştirilerinizi bize, memnuniyetinizi dostlarınıza bildiriniz

Eğitimde Niteliğin Artırılması Projesi: GENAP çalıştayı