Benim babam iyi adammış-2

Ş.Mehmet Kilitci

Benim babam iyi adammış-2

-Hocam dururum da durmam.

-Neden durmazsın?

-İşte… Durmak istemiyorum.

-Geç bunları Kadir ya, sende yaramazlık karakter haline gelmiş. Dururmuş da durmazmış. Şimdi anladım ki hocaların doğru söylüyor. Yapamayacağın iş için bir de yaparım diyerek ayak yapma bize…

-Hocam Vallahi yaparım…

-Sus be! Çarpılacaksın. Bir de Vallahi diyor.

Yaparım, yapamazsın, derken bir hafta için anlaşmaya vardık. Arada Kadir’i çağırıyorum, konuşuyoruz. Bir haftayı vukuatsız geçirdik. Bir haftanın dolduğu gün kendisine bir kitap hediye ettim. Teşekkür ettim.

Eline kitabı almış. Gördüğü öğretmene, “Bunu bana Mehmet Hocam verdi, bana teşekkür etti.” diyormuş.

Ertesi gün sabah odama çağırdım. Yeni aldığım takım elbisemi göstererek,

-Teşekkür ederim. Bak senin sayende yeni bir takım elbisem oldu. Ben de sana bir hediye aldım.

-Hocam, yok almam, dedi.

-Al, dedim. Hediyeyi elimden alıp heyecanla açtı. Hediyeyi açınca o heyecanı inanılmaz bir sevince dönüşmüştü. Hediye paketinden çıkan Gaziantepspor formasını üzerine tutarak,

-Hocam, bu müthiş en çok istediğim şeydi bu.

Sınıfından birkaç kişiye sormuş, iyi bir Gaziantepspor taraftarı olduğunu öğrenmiştim. Forma elinde sevinçle yanımdan ayrılıp sınıfına doğru giderken, ne kadar sevinçli olduğunu koridorda gördüğü herkese ifade ediyordu.

Ertesi sabah Kadir’i tekrar yanıma çağırarak, müsait bir zaman eve gelip ailesini ziyaret etmek istediğimi ifade ettim. Suratı asılmıştı.

-Niye hocam, ben ne yaptım ki?

-İlla bir şey yapman mı gerekiyor? Sadece babanla görüşmek istiyorum, dedim.

-Babam evde durmaz hocam, yine de söylerim müsait olunca o gelsin.

-Yok, dedim. Ben gelmek istiyorum, sizin eve.

-Tamam, dedi.

Bir hafta geçmesine rağmen Kadir’den ses çıkmamıştı. Sınıftan çağırttım.

-Kadir, hani haber verecektin bana, ne oldu?

-Hocam babamlar müsait olmadı ki, söyledim. Müsait olunca haber vereceğim.

-Tamam, dedim. Gönderdim.

Sınıfından yakın bir öğrenciyi çağırdım. Kadir’in evine gönderdim. Evde olup olmadıklarını öğrendim. Evde olduklarını öğrenince, gelen öğrenci ile beraber eve gittik. Kapıda iri yarı, esmerce, renkli gözleri olan bir adam karşıladı bizi.

-Selamünaleyküm, dedim

-Aleykümselam, dedi.

-Amca ben Kadir’in okulundan geliyorum. Müdür yardımcısıyım, biraz konuşabilir miyiz, dedim.

-Ne yaptı o ş….siz yine, dedi. Bu arada bizi pek içeri de almak istemiyordu.

-Yok, Amca bir şey yapmadı. Ama içeri geçsek, bize bir çay ikram etmez misin, deyince kenara çekilip bizi davet etti. Bu arada Kadir’in annesi de gelmişti. İçeri de kısa bir hoş beş edip hal hatır sorduktan sonra,

-Amca, ben size teşekkür etmek için geldim. Kadir gerçekten delikanlı bir çocuk, son on beş gündür çok güzel gelişmeler gösterdi. Son derece dürüst bir çocuk, böyle bir çocuk yetiştirdiğiniz için size teşekkür etmeye geldik.

 Amca yüzüme tuhaf tuhaf bakıyordu.

-Hocam emin misiniz? Bizim Kadir mi! Akıllı, dürüst…

-Evet, sizin Kadir, dedim. Yaşadığımız süreci biraz da onun hoşuna gidecek şekilde anlatmıştım. Bu arada çaylar da gelmişti. Çayımız içip müsaade istedik. Ancak az önce bizi içeri almayan amca bizi bırakmak istemiyordu. İlla yemeğe kalın diye. İşlerimiz var, diyerek amcanın elinden zor kurtulduk.

 Ertesi gün okula geldiğimde Kadir odamın kapısının önünde bekliyordu. Beni görünce gelip elimi öpmek istedi. İzin vermedim. Ağladı ağlayacaktı, sanki. Ama gözlerinden çok sevinçli olduğunu da hissetmiştim. İçeri girince bir daha öpmek istedi elimi. Bu sefer ısrar etti öpmek için, öperken ağzından dökülen cümle muhteşemdi.

-Hocam benim babam aslında iyi adammış, size teşekkür…, dedi cümlenin sonunu getiremedi ve gözlerinden yaşlar boşaldı.

 

 

22.05.2019 (Ş.Mehmet Kilitci)

DİĞER YAZILAR

Yazmak

Benim babam iyi adammış-1

Öğretmenliği yeniden tasarlamak

Eğitimin görünmez neferleri: AR-GE birimleri

Gaziantep eğitimi

Gaziantep eğitimi

Ben Okuyorum Gaziantep Okuyor

ÖĞRETMENLİK

DEĞERLER EĞİTİMİ Mİ? DEĞERLER ÖĞRETİMİ Mİ?