Akademik başarı mı?

Ş.Mehmet Kilitci

Akademik başarı mı?

Eğitimdeki en büyük yanılgılardan birisi de sistem değerlendirmesini istatistikler üzerinden yapmaktır. İstatistiksel verilerin sosyal bilimlerdeki yeri yadsınamaz. Ancak sosyal bilimler içinde de eğitimi ayrı bir şekilde değerlendirmek gerektiğini düşünüyorum.

Özellikle de eğitimi, akademik başarıya dayalı istatistiki veriler üzerinden değerlendirmelerin; hiçbirinin gerçekçi olmadığını ve doğruyu yansıtmadığını ifade etmeliyim. Özel okulların bu tür veriler üzerinden reklam yapmasını bir nebze de olsa anlarım. Ancak resmî okulların bu veriler üzerinden birbiri ile ve özel okullar ile karşılaştırılmasının eğitim kavramının tanımına aykırı olduğu herkesin kabul etmesi gereken bir gerçektir.  

Devletin eğitim ile öncelikli amacı bireyi meslek sahibi yapmak veya tamamen akademik eğitim almış bireyler yetiştirmek değil iyi bir vatandaş yetiştirmektir.  Bu nedenle de eğitim faaliyetlerini gerek okullar bazında gerek iller bazında akademik bir sıraya koymak eğitim emekçilerine haksızlıktır. Özellikle sınavlar üzerinden yapılan bu tür sıralamaları bahane ederek eğitime dair eleştiri getirenlerin mantığını çok anlayabilmiş değilim. Zira bu sıralamalar üzerinden yapılan eleştirilerde göç olgusuyla tanışmamış ya da aldığı göçün niteliği dahi farklı iller ile göç ile ilgili yaşanabilecek her türlü sorunu iliklerine kadar yaşamış illerin aynı sıralama içinde verilmesinin ne kadar doğru olduğu ile ilgili kararı kamuoyuna bırakmıyorum, çünkü kamuoyu bu konuda çok insafsız.

Aynı yanlışın bir ilin içinde bulunan okullar arasında yapılması aynı mantığın bir sonucudur.

Gaziantep’in geçtiğimiz LGS’de 66. olması ve daha önce ÖSYM’nin sınavlarında almış olduğu dereceler üzerinden eğitim yöneticilerini ve öğretmenlerini suçlayanlar ya Gaziantep’i tanımıyorlar ya da art niyetliler.

Örneğin;

 Gaziantep’te eğitime son bir yılda 70 bin tane Suriyeli öğrenci dahil olduğunu,

Ve bunların büyük bir kısmının Türkçe konuşmakta bile güçlük çektiklerini biliyorlar.

Gaziantep’in eğitim haritası incelendiğinde üniversite mezunu oranı en düşük illerden biri olduğunu

Gaziantep’te yıllık öğrenci artışının 10 bin civarında olduğunu,

Bu rakamın yıllık 10 okula 33 derslik anlamına geldiğini,

Gaziantep’teki parçalanmış aile sayısının en fazla olan illerden birisi olduğunu biliyorlar mı?

Bundan önce de bu tür sıralamalar yapıldı ve bu sıralamalar üzerinden özellikle Gaziantep’te eğitim yöneticilerinin ve öğretmenlerin nitelikleri tartışmaya açılmaya çalışıldı. Zira yukarıda saydığım sorunların çoğu bugün ortaya çıkmış sorunlar değildir. Suriyeliler ile ilgili olanları bir tarafa bırakırsak göç, parçalanmış aile, hızlı nüfus artışı, lisans mezunu sayısının az olması, okumaz sayısının fazla olması vb. yıllardır Gaziantep eğitiminde önemli problemlerdi.

Diğer taraftan Gaziantep’te gerek yapılan anket sonuçları gerekse yapılan birebir veli görüşmelerinde Gaziantep’te yaşayan insanların ihtiyaç sıralamasında eğitim bir ihtiyaç olarak bile görülmüyor. Gaziantep’e göç eden insanlarla yapılan bir anket sonucu da yine bu sonucu destekler sonuçlar vermiştir. Gaziantep’e göçün en büyük sebeplerinden birisi geçim ve karın doyurma, sonra terörden kaçma. Anket yapılan insanlardan sadece %0,3’ü çocukların okulu için Gaziantep’e yerleştiğini ifade ediyor.

Yukarıda ifade ettiğim konulardan parçalanmış aile konusuna başlı başına bir başlık açılması gerekir. Gaziantep’teki parçalanmış aile sayısının resmi olmayan sonuçlara göre 50 bin aile olduğu ifade ediliyor. Eğer bu rakam doğru ise bu şehrin nerdeyse üçte birinin direkt bu sorundan etkilendiğini söylesek abartmış olmayız. Bu parçalanmış aile gerçeğinin en çok etkileneni de çocuklarımızdır, dolayısı ile de eğitim kurumlarıdır.

 

Son Söz;

Daha önce de yazdım tekrar yazıyorum. Hem Gaziantep özelinde hem de Türkiye genelinde eğitimin sıkıntıları ile ilgili bir sıralama yapılacaksa öğretmen niteliği bu sıralamanın sonlarında gelir. Ancak şunu da her zaman ifade etmekte fayda var. Çözüm sıralaması yapılacaksa öğretmenleri ve eğitim yöneticilerini listenin en başına koymak gerektiğini düşünüyorum. Eğitim yöneticileri içinde de okul müdürlerini o sıranın en başına koymak gerekir.

26.09.2019 (Ş.Mehmet Kilitci)

DİĞER YAZILAR

Eğitimde Niteliğin Artırılması Projesi: GENAP çalıştayı

Öğretmenlikten Ders Memurluğuna

Yazmak

Benim babam iyi adammış-2

Benim babam iyi adammış-1

Öğretmenliği yeniden tasarlamak

Eğitimin görünmez neferleri: AR-GE birimleri

Gaziantep eğitimi

Gaziantep eğitimi