SANKO Okulları Genel Müdürü Fırat Mümtaz Asyalı: Uzaktan eğitim tatil değildir

SANKO Okulları Genel Müdürü Fırat Mümtaz Asyalı: Uzaktan eğitim tatil değildir

SANKO Okulları Genel Müdürü Fırat Mümtaz Asyalı koronavirüs pandemisi sonrası eğitim ve öğretim alanında gelişen yeni uygulamaları ve SANKO Okulları'nın bu sürece yaklaşımıyla ilgili konuştu.

Asyalı, yeni koronavirüs (COVID-19) pandemisi sonrası okullarda eğitime ara verilince gündeme uzaktan eğitim konusunun geldiğini söyledi.

Uzaktan eğitimin tatil olarak algılanmaması gerektiğine işaret eden Asyalı, "Okulda eğitim durduruldu, yani okullar kapatıldı. Ama eğitim durdurulmadı, eğitim farklı bir mecraya çekildi. Bu süreç kesinlikle tatil değil." dedi.

Asyalı, bu süreçte online eğitim kavramının sık sık kullanıldığını belirterek, "Aslında genel olarak uygulamaları online değil uzaktan eğitim kavramı altında değerlendirmek daha doğru olur" diye konuştu. 

"Televizyonla, mektupla, videoyla, internetle ve daha birçok yolla uzaktan eğitim gerçekleştirebilirsiniz. Mesela ülkemizde on yıllardır uygulanan “Açık Öğretim” önemli bir uzaktan eğitim uygulamasıdır." diye konuşan Asyalı uzaktan eğitim sürecinin en kalite noktasının ise senkron yani canlı uzaktan eğitim olduğuna vurgu yapıyor.

 

Fırat Mümtaz Asyalı'nın Gaziantep Eğitim Dünyası'nın sorularına verdiği yanıtlar şöyle:

 

Fırat Bey, COVID-19 pandemisi sonrası alınan önlemler kapsamında Türkiye genelinde okulda “yüz yüze eğitim” uygulamasına ara verildi ve kimilerinin online, kimilerinin uzaktan eğitim dediği eğitim-öğretim gündeme geldi. Bu konuda değerlendirmenizi alabilir miyiz?

Evet, dünyayı adeta saran COVID-19 sonrasında Türkiye’de 13 Mart 2020’de “okulda eğitim” durduruldu, yani okullar kapatıldı. Ama eğitim durdurulmadı, eğitim farklı bir mecraya çekildi. Bu kararın ardından Türkiye genelinde yüz yüze örgün eğitim yerine, eğitimin uzaktan verildiği bir sisteme geçildi.

Ancak, bununla birlikte ciddi bir kavram kargaşası yaşanmaya başlandı. Aslında genel olarak uygulamaları online değil, uzaktan eğitim kavramı altında değerlendirmek daha doğru. Uzaktan eğitim yöntemleri yıllardır dünyada ve ülkemizde kullanılan bir sistem. Televizyonla, mektupla, videoyla, internetle ve daha birçok yolla uzaktan eğitim gerçekleştirebilirsiniz. Mesela ülkemizde on yıllardır uygulanan “Açık Öğretim” önemli bir uzaktan eğitim uygulamasıdır.

Türkiye’nin yakın zamanda içeriğini yenilediği EBA (Eğitim Bilişim Ağı) Milli Eğitim Bakanlığı’nın ülkedeki tüm öğrencilerin kullanımına sunduğu çok zengin bir içerik bankası. Televizyon da bir uzaktan eğitim aracıdır. Türkiye genelinde tüm öğrencilere hem Tv hem internet üzerinden EBA yoluyla uzaktan eğitim verilmeye başlandı. Çevrimiçi -Online- eğitim ise genellikle internet üzerinden veriliyor ve temelde ikiye ayrılıyor. Bunu, senkron (Canlı) asenkron (zamandan ve mekandan bağımsız) olarak ifade edebiliriz. 

Örnek vermek gerekirse; herhangi bir konu ile ilgili daha önceden kayıt altına alınmış bir dersi, istediğiniz zaman istediğiniz yerde izleyebilirsiniz. İşte bu asenkron eğitimdir. Bu yöntemi uygulayan okullar var. Ağırlıklı olarak EBA uygulamaları da çok iyi bir asenkron eğitim örneği. Senkron ise öğretmenin öğrencileriyle internet üzerinden birbirine canlı bağlandığı ve birbirleriyle etkileşimde bulundukları bir sistem.

Bence bu şartlar altında yapılabilecek en iyi senkron çevrimiçi dersler. Karşılıklı etkileşim olması bu yöntemin en güçlü yanı. Uzaktan eğitim sürecinin en kalite noktasının senkron yani canlı uzaktan eğitim olduğunu düşünüyorum.

Şunu özellikle belirtmek istiyorum; bu süreç tatil değil. Tatil tanımı yanlış olur. Çünkü bu zorunlu bir süreç ama eğitim öğretim faaliyetleri devam ediyor. Salgın nedeniyle yüz yüze eğitimi devam ettiremediğimiz için uzaktan eğitim yöntemlerini kullanıyoruz.  

Hocam, uzaktan eğitim sistemi sürdürülebilir mi?

Bu çok önemli bir soru. Az önce de belirttiğim gibi okullar tüm dünyada ve ülkemizde zorunluluk nedeniyle çok hızlı bir şekilde uzaktan eğitim uygulamalarını hayata geçirmek zorunda kaldı.

K12 olarak adlandırdığımız okul öncesinden lise son sınıf arasında; uzaktan eğitim okuldaki yüz yüze eğitimin yerini hiçbir zaman tutmayacaktır. Bu tür yöntemler yüz yüze eğitimde aktarılan içeriğin pekiştirilmesi ya da tekrarı için kullanılması en etkin yol olmalıdır. Diğer ülkeleri incelediğimizde, uzaktan eğitimin, uzmanlaştırma gerektiren yüksek lisans, doktora veya sertifika programlarında daha sık kullanıldığını görüyoruz.

Eğitimin olmazsa olmazı öğrenci ile öğretmen ve okul arasında kurulan nitelikli ilişkidir. Okul öncesinden lise sona kadarki yaş döneminde verilen eğitim için bu ilişki daha çok önem kazanır. Öğrenci ile öğretmen arasında geliştirilen nitelikli ilişki ve kurulan bağ, en az içerik kadar önem taşır. Öğretmen öğrencisiyle yüz yüze kurduğu ilişki sayesinde; öğrencisinin akademik, psikolojik, sosyal ve fiziksel gelişimini yakından takip eder. Bu nitelikli ilişki ve çok yönlü gelişim takibi sayesinde öğretmen öğrencisinin hayatına dokunur, yeri geldiğinde ona yön verir.

Fırat Bey, yeri gelmişken, uzaktan eğitim ile hayatımıza bir anda yoğun bir şekilde giren teknolojinin eğitimde yeri nedir?

Okullar Covid19 salgınından önce de gelişen teknolojinin avantajlarını derslerin verimliliğini artırmak için yoğun bir şekilde kullanıyorlardı. Eğitim teknolojileri çok geniş bir alan ve yüz yüze eğitimde de çok fazla rol üstleniyor. Okullar konu ile ilgili simülasyonları, videoları, konuya eğitim alanı için geliştirilmiş uygulamaları sıklıkla derslerine entegre ediyorlar. Okulda, yüz yüze eğitimde kullanılan eğitim teknolojilerine ilişkin uygulamalar; okul sonrasında ödevlendirme, konu tekrarı, ölçme değerlendirme ve okulda işlenen konuyu farklı araçlar üzerinden pekiştirme gibi amaçlar için kullanılıyor.

Peki Hocam, uzaktan eğitimin sorunları var mı? Üç haftalık uygulama ışığında bunları anlatabilir misiniz?

En başta iletişim ve sosyalleşme eksikliği yaşanıyor. Çünkü okul sadece öğrenme yeri değildir. Aynı zamanda çocukların sosyalleştiği ve birbirleri ile etkileşimde bulunup kaliteli zaman geçirdikleri, paylaşmayı, oyun kurmayı, sevinmek üzülmek birçok duyguyu gün içinde yaşadıkları ve bu duygularla baş etmeyi öğrendikleri bir ortamdır.

Şu an sosyalleşmenin kısıtlandığı bir ortamda; yetişkinler olarak bile evde kalarak üzerimizde ciddi bir baskı ve huzursuzluk hissediyoruz. Bu durum çocuklar için daha da etkili oluyor. Çocukların gelişimini dörde ayırıyoruz. Fiziksel, psikolojik, sosyal ve akademik gelişim. Uzaktan eğitim uygulamalarıyla akademik gelişimi dinamik tutabiliyoruz ancak özellikle sosyal ve fiziksel gelişimi destekleyebilmemiz çok zor.

Hocam, bu durumun çocukların psikolojik ve sosyal gelişimi üzerinde ne gibi etkileri oluyor?

Süreç çocuklara okulu özletti. Aldığımız geribildirimlerden de görüyoruz ki yaşı ve sınıf seviyesi ne olursa olsun bütün çocuklar okula gitmeyi çok özlemiş durumdalar. Hayatlarına aniden giren plansız bir okula gitmeme durumu, öğrencilerde müthiş bir özlem oluşturuyor. Çocuklar canlı ders uygulamalarında birbirine bağlanıp birbirini gördüğünde çığlık atıyorlar.

Küçüğünden büyüğüne öğrencilerimiz öğretmenlerini arayıp okulu ve arkadaşlarını ne kadar çok özlediğini söylüyor. Çünkü okul her yönüyle öğrenciler için gerçek hayatın ta kendisi ve şimdi gerçek rutin hayatlarının yokluğunu yaşıyorlar. Bu anlamda hiçbir ortamın okulun boşalttığı yeri doldurabileceğini düşünmüyorum.

Hocam, SANKO Okulları bu oluşan boşluğu doldurmak için neler yaptı?

COVİD-19 salgını öncesinde, okulumuzda yaptığımız öngörüler ve teknolojik altyapıya yaptığımız yatırımlar sayesinde eğitimde teknoloji yoğun uygulamalara büyük yer ayırıyorduk. Öğretmenlerimiz teknoloji uygulamalarını derslerini anlatırken aktif kullanıyordu ve ardından öğrencileri derste anlatılan konuları pekiştirmeleri için dijital platformlara yönlendiriyorduk. Bu nedenle, SANKO Okulları olarak gerek teknoloji alt yapısı gerekse öğretmen ve öğrenci yetkinliği anlamında çok iyi bir noktadaydık.

 

Büyük gün, yani 13 Mart 2020 Cuma günü alınan uzaktan eğitim kararının hemen ardından mevcut sistemlerimizi gözden geçirdik, uzaktan eğitim uygulamalarımıza sınav grupları olarak adlandırdığımız 8, 11 ve 12. sınıflarımızla senkron canlı derslerle başladık. Öğrencilerimiz hafta içi her gün 09.00-13.00 saatleri arasında kendi öğretmenleri tarafından verilen canlı derslere katılıyor.

Bu derslerde, öğretmenlerinin konu anlatımlarını takip edip, gerektiğinde soruları sorabilecek ve birbirleriyle etkileşime geçecek sanal ortama sahipler. Sınav gruplarımızın eğitim öğretim faaliyetlerini canlı soru çözüm saatleri, konu tarama testleri ve online deneme sınavları ile destekliyoruz. Öğrencilerimizin motivasyonlarını canlı tutmak adına; psikolojik danışmanlarımız farklı konularda videolar çekip, evde kalma döneminin psikolojik olarak nasıl üstesinden gelinebileceğini destekleyici paylaşım yapıyorlar.

İkinci haftadan itibaren; yukarıda dile getirdiğim etkileşim olanaklarını içeren ve kendi öğretmenlerimiz tarafından gerçekleştirilen canlı ders uygulamalarını 5. sınıftan 12. sınıfa kadar tüm ortaokul ve lise seviyelerine yaydık. Yine tüm seviyelerdeki canlı derslerimizi dijital ödevlendirme, soru çözümleri ve gerektiğinde konu tarama testleri ile desteklemeye devam ediyoruz. 

Okul öncesi ve İlkokul seviyesinde uzaktan eğitim uygulamalarımıza kendi öğretmenlerimiz tarafından çekilen videoların paylaşılması ve online ödevlendirme ile başladık. Zaman geçtikçe ve öğrencilerimizin becerilerini arttırdıkça uygulamalarımıza sınıf öğretmenleriyle canlı buluşmaları ve canlı ders uygulamalarını entegre ederek uzaktan eğitim çalışmalarımıza artırarak geliştiriyoruz. Ayrıca küçük yaş seviyelerinde öğrencilerimizin velileriyle birlikte nitelikli etkinlikler yapmalarını teşvik etmek amacıyla onlarla etkinlik önerileri ve videolar paylaşıyoruz. 

Bir diğer önemli konu da tüm bu uygulamaların; yani canlı derslerin ve video kayıtlarının kimler tarafından hayata geçirildiği. Bu anlamda tüm uzaktan eğitim çalışmalarının öğrencinin kendi öğretmeni tarafından hayata geçirilmesi öğrenci ile öğretmeni arasındaki nitelikli ilişkinin pekiştirilmesine yol açıyor. Ülke olarak evde kaldığımız bu günlerde, SANKO Okulları’ndaki tüm öğretmenlerimiz canlı ders uygulamalarını, ödevlendirmeleri ve öğrenci takibini kendi evlerinden yürütüyorlar.

Okullarda uzaktan eğitime geçilmesinin ardından, SANKO Okulları olarak en çok önem verdiğimiz konulardan biri de öğrencilerimizin öğretmenleri ve okullarıyla bağlarını güçlü tutmak oldu. Çünkü biz eğitimciler biliyoruz ki; öğrenci ile öğretmeni ve okulu arasında kurulan güçlü bağ, öğrencinin öğrenme hevesini destekleyen en önemli unsurdur.

 Bu yüzden SANKO Okulları bünyesinde görev yapan öğretmenlerimiz her gün öğrencilerimizi arayıp görüntülü olarak konuşuyorlar hem akademik hem psikolojik durumlarını yakından takip ediyorlar. Öğrenme sevgisini canlı tutmak ve öğrencilerimizin motivasyonlarını desteklemek amacıyla psikolojik danışmanlarımız, evde kalma döneminin psikolojik olarak nasıl üstesinden gelebileceklerini dair çektikleri videolarla destekliyorlar.

 Ayrıca, bu röportaj aracılığıyla; tatil duygusuna kapılmadan büyük bir akademik disiplin içerisinde canlı derslere katılan ve ödevlerini sorumluluk bilinci içerisinde yapan öğrencilerimize, hayata geçirdiğimiz uzaktan eğitim uygulamalarında bizlere destek olan velilerimize ve adeta okuldaymışçasına yoğun bir çalışma temposu içerisinde olan öğretmenlerimize, yönetim kadromuza ve bize bu fırsatı sağladığınız için size teşekkür ederim.

SANKO Okulları adına; dünyanın yaşadığı salgın sürecinin bir an önce sona ermesini diler, öğrencilerimizle neşe içinde okulumuzda buluşacağımız günleri özlemle beklediğimizi belirtmek isterim.

 

 

FIRAT MÜMTAZ ASYALI KİMDİR?

1975 yılında Manisa’da doğan Fırat Mümtaz Asyalı, Boğaziçi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Matematik Öğretmenliği Bölümü’nden mezun oldu ve daha sonra Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Yetişkin Eğitimi alanında Yüksek Lisans yaptı.

Profesyonel iş yaşamına Ocak 1997’de İstanbul Şişli Terakki Vakfı Okulları’nda yarı zamanlı öğretmen olarak başlayan Asyalı, aynı kurumda 1998-2004 yılları arasında Bilgisayar Bölüm Başkanlığı, Ölçme ve Değerlendirme Koordinatörlüğü görevini yürüttü.

Şişli Terakki Vakfı Okulları’nda görev yaptığı dönemde Boğaziçi Üniversitesinde 2003-2004 yılları arasında yarı zamanlı Öğretim Görevlisi olarak görev yürütmüştür.

2004 Ağustos ayında Irmak Okullarında Ölçme ve Değerlendirme Koordinatörü olarak başladığı görevini 2007 Haziran tarihine kadar yürütmüştür.

2007 Ağustos tarihinde Hisar Okullarında Lise Baş Müdür Yardımcılığı görevini 2012 yılına kadar devam ederken, 2010-2012 yılları arasında Özel Okullar Birliği Sınav Yürütme Komisyonu Üyeliği görevini üstlenmiştir.

2012 Temmuz ayında TED Bodrum Kolejinde Kurucu Okul Müdürü ve Genel Koordinatör olarak üstlendiği görevini 2017 Temmuz ayında kadar yürütmüştür.

 2017 – 2018 yılları Arasında TED Atakent Koleji Lise Müdürlüğü görevinde bulunan Fırat Mümtaz Asyalı, Temmuz 2018’den bugüne SANKO Okulları Genel Müdürlüğü görevini yürütmektedir.

TOBB Eğitim Meclisi üyesi olan Asyalı, evli ve 1 kız çocuğu sahibidir.

8.04.2020 (Haber Merkezi)