Özel Seçkin Koleji Kurucusu İbrahim Kaçıran: Apartman altlarında, araba garajlarında, villalarda özel okul olmaz

Özel Seçkin Koleji Kurucusu İbrahim Kaçıran: Apartman altlarında, araba garajlarında, villalarda özel okul olmaz

Özel Seçkin Koleji Kurucusu ve Türkiye Özel Okullar Derneği Güneydoğu Anadolu Bölge Temsilcisi İbrahim Kaçıran ile konuştuk.

Sayıları giderek artan özel okullar Türk eğitim sistemine önemli katkılar sağlamaya başladı. Özel okullar, sosyal, kültürel, sportif ve akademik alanda farklı uygulamalarla çocukları için daha iyi bir eğitim arayışında olan ailelerin tercihi oldu.

Fakat özel okul sayısında yaşanan enflasyon beraberinde bazı sorunlar da getiriyor. Güçlü bir mali sermayeden, fiziki şartlardan yoksun okullar çok geçmeden ailelerin kabusu olabiliyor. Bazı okulların yaşadığı mali sıkıntılar öğrenim gören çocukların okul hayatını olumsuz etkileyebiliyor.

Tüm bu sorunları Özel Seçkin Koleji Kurucusu ve Türkiye Özel Okullar Derneği Güneydoğu Anadolu Bölge Temsilcisi İbrahim Kaçıran ile konuştuk.

1958 yılında doğan Kaçıran, Isparta Eğitim Enstitüsü mezunu. Milli Eğitim Bakanlığı’nda öğretmen olarak çalışmaya başlayan Kaçıran uzun yıllar boyunca il ve ilçe Milli Eğitim Müdürlüklerinde yönetici olarak görev yapıyor. 1995 yılında Seçkin Koleji’ini kuran Kaçıran halen burada Gaziantep eğitimine katkı sunmaya devam ediyor.

İbrahim Hocam, ülkemizde özel okullar hangi ihtiyaçtan ortaya çıktı?

Ülkemizde cumhuriyet tarihinden bu yana, devletin en çok önem vermesi gereken iki unsurdan biri olan eğitime; imkânlarının yetersiz olması, nüfus artış hızının yüksekliği ve yeterince kaynak ayıramaması, eğitim alanında özel sektör yatırımlarını da kaçınılmaz hale getirmiştir. 

1960’ların sonlarından başlayan ve 80’lerin ortalarına kadar devam eden kalkınma planlarında özel okullar, ilk önceleri, düşük nitelikte hizmet sağlayan ve kamu eğitim kurumlarının niteliğini düşüren kurumlar olarak görülmekteydi. Devletin bu duruma bakışı 1985 yılından itibaren değişmeye başlamıştır.

 O değişim nasıl oldu?

Şöyle oldu; özel okulların gelişmesine fırsat ve imkân tanıyan düzenlemeler yapıldı. Alınan tedbirlerle özel okullar örnek alınan kurumlar haline geldi. Bu durum özel okullara bakışı değiştirdi. Yani özel okullar,  uzun yıllar boyunca Türk eğitim ve öğretimine önemli katkılar sağlamış, özellikle son yıllarda, özel okulların Türk eğitim sistemi içerisinde elde ettiği büyük başarılar, artık Milli Eğitim Bakanlığı tarafından da sıklıkla dile getirilir olmuştur. Bakanlık tarafından gerçekleştirilen hemen her sınavda özel okul öğrencilerinin başı çekmesi tüm dikkatlerin özel okullara yönelmesini sağlamıştır.

 Hocam, özel okulların bu dikkat çeken başarısı nasıl oldu?

 Özel okullar, modern çağın gereksinimlerine ve öğrencilerin ihtiyaçlarına göre kendilerini geliştirmek zorunda hissettiklerinden dünyadaki tüm eğitim sistemlerini araştırarak ve inceleyerek uyguladıkları farklı eğitim programları, sosyal, kültürel, sportif alanlardaki katılımcı ve yönlendirici etkinlikleri, başarılı yabancı dil öğretimi ile sağlıklı eğitimin yapıldığı ve yeterli eğitim materyalinin bulunduğu, tam bir öğrenme ortamı oluşturdurdular.

Ayrıca özel okullar, öğrencilerine iyi bir eğitim ortamı sağlarken, öğretmen ve yöneticilerine de düzenli hizmet içi eğitim programları uygulamakta ve bu hizmet içi etkinliklerle, eğitimdeki gelişmeler zaman geçirilmeden öğrencilerle paylaşılmaktadır. Dolayısıyla, özel okullar için bu başarıların elde edilmesi tesadüf değildir. Özel okulların, eğitim alanındaki bütün bu başarılarına rağmen devlete ve ülkeye yaptığı katkıyı, yalnızca eğitim ve öğretimle sınırlamak ta haksızlık olacaktır. Çünkü özel okulların devlete katkısı, yalnızca eğitim-öğretim alanlarındaki başarılar değil, ekonomik anlamda da devlete büyük katkıları bulunmaktadır. Özel okulların ihtiyaç oranında yaygınlaşması, hem devleti finansal açıdan rahatlatacak hem de eğitim sektörü için yeni kaynakların yaratılması ile kamu kaynaklarının daha az yatırım yapılan bölgelere aktarılmasını sağlayarak, hizmetlerin genişletilmesine katkıda bulunacaktır.

Son dönemlerde özelikle Gaziantep’te özel okul sayısı çoğalmaya başladı. Bunun avantajları ve dezavantajları için neler söylemek istersiniz

Özel okul sayısı sadece Gaziantep’te değil Türkiye genelinde artmış bulunmaktadır. Özel okul sayısının artmasına karşı değiliz. Plansız, hesapsız, fizibilite çalışmalarına dayandırılmadan açılan merdiven altı okulların açılmasına karşıyız. Bu tür okulların önüne geçmek için Milli Eğitim Bakanlığının illere bir standart getirmesi gerekir. Örnek olarak, Gaziantep’te mevcut öğrenci sayısı 630.000 ve özel okulların genel eğitim içerisindeki payı %5 ise, bu demektir ki 31.500 öğrenci özel okulda eğitim görmektedir. Bakanlık, bu öğrenci sayısına göre standart belirlemelidir. Hastanelerde olduğu gibi.

Devlet bunu nasıl yapacak?

Özel okul sayısını artırmak yerine, %5 oranı artırılmaya çalışılmalıdır, başka bir deyimle pastanın dilimi büyütülmelidir. İlimizdeki özel okul sayısının 151’e ulaştığı söylenmektedir. Bu okulların ayakta kalabilmesi için %5 oranının, %15’lere hatta mümkün ise %20’lere çıkarılması gerekir. Aksi takdirde bu kontrolsüz ve plansız özel okul enflasyonu çok ciddi mağduriyetlere yol açacaktır. Hatta şimdiden başladı bile. Maaş veremeyen okullar, mağdur edilen öğretmenler, veliler ve öğrenciler….

Bunların dışında, açılan özel okulların standartlar yönergesine uygun olması da yasal bir zorunluluktur. Apartman altlarında, araba garajlarında, villalarda özel okul olmaz. Okulların bahçesi, sosyal alanları, sosyal tesisleri, spor salonları, çok amaçlı toplantı mekânları, laboratuar ve eğitim etkinliklerinin yapılabileceği alanları olmalıdır. Çok ilginçtir, Türkiye’de özel okulların sadece sayısı artarken, Avrupa‘da ise özel okulların eğitim içerisindeki payı artmaktadır.

 Özel okulların eğitim içerisindeki payının artması derken...

Avrupa ülkelerinde, özel okulların genel eğitim içerisindeki payı; Almanya’da %14, Fransa’da İlköğretim ve okul öncesi eğitimde %13,6 iken, ortaöğretimde %20 yi bulmaktadır. Hollanda ‘da ilk ve ortaokul eğitiminde %70, İsviçre‘de %15, Danimarka’da %12 ve Amerika’da %10’civarındadır. 

Özel okulların eğitim sistemimiz içerisindeki önemi büyük olmasına rağmen, diğer ülkelerle kıyaslandığında yeterli seviyede olmadığı bir gerçektir. Türkiye’de özel okulların toplam eğitim içindeki payının % 5 ile çok düşük kalması, özel okulların Türk eğitim sistemi içinde, daha çok gelişmesi gerektiği ihtiyacını ortaya çıkarmaktadır.

Özel Okulları iyi bilen birisi olduğunuz için sormak isterim: Size göre özel okulların olmazsa olmazları nelerdir?

Başta Atatürk ilke ve inkılâplarına bağlı olması gerekmektedir. Milli ve manevi değerlere sahip çıkan iyi bir eğitim kadrosuna sahip, eğitime gönül vermiş ve ilk amacı kar etmek olmayan okul olması gerekmektedir. Bunun  yanında siyasi, dini veya belli bir zümreye hizmet etmemelidir. Tabi güçlü bir İngilizce eğitiminin olması, akademik bilginin üst düzeyde öğretilmesi, özgüveni yüksek öğrenciler yetiştirmesi de şarttır. PDR (rehberlik ve psikolojik danışma) departmanının güçlü olması, sportif ve akademik başarılarının olması, servis hizmetlerinin maksimum düzeyde iyi olması, çocuklarımızın dengeli beslenmesi için kaliteden ödün vermeyen ve hijyenik şartlarda yemeklerinin yapıldığı bir mutfağa sahip olması şarttır.

Son olarak şunu sormak istiyorum. Özel okullar ve devlet okulları arasındaki farkın kapatılması için size göre ne yapılması gerekir?

 Bakanlığımız tarafından, özel okul sayılarına kota getirilir ve özel okulların genel eğitim içerisindeki payı artırılabilirse bu durum eğitim sektöründe rekabeti doğuracaktır. Rekabetin artmasının doğal sonucu olarak, daha fazla eğitimsel hizmetler sunulmasına imkân sağlanacaktır. Bunun sonucunda devlet, ekonomik anlamda önemli ölçüde tasarruf yapacak ve buna dayalı olarak da devlet okullarındaki öğrenci başına düşen harcamalarını yükseltebilecek. Bu da doğal olarak devlet okullarındaki kaliteyi yükseltecektir. Dolayısıyla özel ve devlet okulları arasındaki fark minimum düzeye inecektir.

 

5.07.2019 (Haber Merkezi)