İş dünyasına "TBA" çağrısı

İş dünyasına "TBA" çağrısı

Mesleki eğitimin ekonomiyle doğrudan ilişkisi bulunduğunu aktaran Selçuk, mesleki okullarda önemli atılımlar yaptıklarını bildirdi.

 
Tüm sektörler dijitalleşmeye doğru giderken, okulların altyapısında aynı ilerlemeyi göremediklerini, buna yönelik yatırımlar yaptıklarını anlatan Selçuk, "Eleman arıyorum bulamıyorum, iş arıyorum bulamıyorum." çıkmazını ortadan kaldırmak için meslek okullarının içeriğini, müfredatını sektörün talepleri doğrultusunda değiştirdiklerini ifade etti. 
 
Öğretmen eğitimlerindeki eksiklikleri de giderdiklerini, derslerde kullanılan malzeme, araç, gereç eksikliklerinin giderilmesi noktasında da çalışmalar yapıldığını vurgulayan Selçuk, yüzde 60'ını tamamladıklarını, sektörün desteğiyle de bu yaz yüzde 100'ünü tamamlayacaklarını bildirdi.  
 
"ASELSAN'ın içine bir lise açtık, İTÜ'nün içine okul planladık"
Selçuk, şehirlerde aktif olan sektörler ile meslek liselerinin alanlarına yönelik de araştırma yaptıklarını, bir uyumsuzluğu fark ettiklerine dikkati çekerek, Selçuk, "Kentlerdeki okulların alanları farklı, aktif olan sektörlerin alanları farklı. Sektörlerin alanlarına göre o şehirdeki mesleki okulu sektörün alanına göre dönüştürdük. Örneğin biz oyuncak ithal ediyoruz ama bu alanda bir tane okulumuzun olmaması ilginç. Savunma sanayinde Türkiye çok iddialı, fakat savunma sanayinde teknisyen yetiştiren tek bir okul ve bölüm yok. Biz de ASELSAN'ın içine bir lise açtık. İTÜ'nün içine okul planladık, otellerin içine okul yaptık." diye konuştu. 
 
Futbol hakemliği konusunda da bir okul açılması yönünde girişimde bulunduklarını, okulun eylülde hizmete gireceğini anlatan Bakan Selçuk, Konya ve Tokat'ta da dijital tarımla ilgili okulların aynı ayda açılacağını bildirdi. 
 
Hazine kesintisi yüzde 15'ten 1'e inince meslek okullarında üretim patlaması yaşandı
Mesleki okullarda eğitimin büyük bir kısmının teorik olduğu yönünde şikâyetler aldıklarına değinen Selçuk, "Okullardan, 'Üretim yapamıyoruz, yaparsak döner sermayeden yüzde 15 hazine kesintisi var, bu şartlarda okulun üretip, rekabet etmesi mümkün değil.' denildi. Maliye Bakanlığına yazı yazdık, birkaç gün içinde yüzde 1'e indirdik. Bütün okullarda üretim patlaması yaşandı. Bugün yüzlerce lisemizde yüzlerce kalemde üretim yapılıyor." dedi. 
 
Özel sektörün mesleki eğitim merkezi açmasının yasal olarak mümkün olmadığını ancak TBMM'de yapılan yasa değişikliğiyle bunun önündeki engelin de kaldırıldığını belirten Selçuk, var olan ve kendilerine iletilen her soruna çözüm ürettiklerini kaydetti.
 
Selçuk, Türkiye'nin plastik sanayide dünyada altıncı, Avrupa'da ise ikinci konumda olmasına rağmen bu konuda teknisyen konusunda sıkıntı yaşadığını ancak özel sektörle yaptıkları iletişimle bu sorunu da çözdüklerini bildirdi. 
 
Tasarım-beceri atölyelerinin önemi
Her bir öğrencinin ilgisini, becerisini ve yeteneğini ölçen bir yazılım hazırladıklarına değinen Selçuk, bu sistemin çocuğun hangi lisede, üniversitede eğitim alması ve hangi alana yönelmesi gerektiğini belirlediğini söyledi. 
 
Okul öncesi eğitimi çok önemsediğini vurgulayan Selçuk, özellikle çocukların okula hazır gelmeleri gerektiğini söyledi.
 
Birçok araştırmada 3 yaşına kadar çocukların paket gıdadan, cep telefonundan ve televizyondan uzak tutulması gerektiğinin vurgulandığını aktaran Selçuk, aksi takdirde okula gelen çocuklara bir şeyler öğretmek yerine farklı problemlerini çözmeye yönelik çalışmalar yapılacağını ifade etti.
 
Selçuk, "Tasarım beceri atölyeleri benim için Türk eğitim sisteminin geleceğe olan yatırımının kalbi. Soru çözebilmek başka bir şey, sorun çözebilmek başka. Çocuklarımızı sorun çözebiliyor olarak hazırlarsak geleceğe daha iyi hazırlamış oluruz. Bunu da tasarım becerileri atölyeleriyle yapmamız mümkün." diye konuştu. 
 
Çocukların sadece seçenekleri işaretlediği öğrenme hayatından, uygulamalı hayata geçmeleri gerektiğini anlatan Selçuk, bu doğrultuda her okula atölye kurduklarını bildirdi.
 
Bugüne kadar desteklerle 6 bin 400 atölye kurduklarına değinen Selçuk, şunları kaydetti: "Bir çocuk lise son sınıfa geldiğinde, 'Ben neyi seçsem?' diye düşünüyorsa sistem kendine bakmalı. Bu durumda çocuklarımızı, öğretmenlerimizi suçlayamayız, sisteme bakmalıyız. Atölyede ömrü geçen çocuklar, mühendisliği, sanatı, şiiri, sporu ya da birçok alanı binlerce kez tecrübe edecekler, orada görecekler. Atölyeleri özellikle imkânı zayıf olan mahallerdeki okullara kuruyoruz, atölyelerin bulunduğu okullarda hayat değişiyor. Öğretmenlerimize de hangi alanlarda eksiklikleri varsa o alanlarda, talep ettikleri bölümlerde eğitim veriyoruz." 
 
"Türkiye eğitimde çığır açacak çok önemli uygulamalara imza attı"
Tasarım beceri atölyelerinin çocuklarının becerilerini ciddi anlamda geliştirdiğini, zenginleştirdiğini anlatan Selçuk, çağa uygun donanımlı çocuklar yetiştirdiklerini belirtti. 
 
Ziya Selçuk, Türkiye'nin eğitimde çığır açacak çok önemli uygulamalara imza attığını söyledi. Tasarım-beceri atölyelerini de bunlardan biri olarak nitelendiren Selçuk, şöyle devam etti: "Tasarım beceri atölyeleri çok çok önemli. Eğer bunu özellikle imkânı dar olan mahallerden, okullardan başlatırsak çocuklarımız arasındaki öğrenme farkını azaltabiliriz. Bir tasarım beceri atölyesinin maliyeti ortalama 40 bin lira. Her bir üyenizin bir atölye yapmasını istiyoruz. Bunu hemen yapmanız gerekmiyor, belli bir süre içinde planlayarak sizden bekliyoruz. Bir şirket bir atölye yaptırma taahhüdünde bulunabilir mi? Türkiye için çok önemli bir stratejik uygulama. Desteğinize ihtiyacımız var, bu salondan büyük bir müjde bekliyorum, bunu da evlatlarım, geleceğimiz adına istiyorum."
 
"Çağın şartlarına göre çocukları geleceğe hazırlıyoruz"
Tüketimin hızla ilerlediğine değinen Selçuk, yapay zekanın mekanik ve biyolojiyle birleştiği, biyolojinin, fizikselin ve yazılımın bütünleştiği bir çağa girildiğini anlattı. Bugün ilkokullarda okuyan çocukların, 2030 sonlarına doğru iş dünyasına atılacaklarını aktaran Selçuk, Milli Eğitim Bakanlığı olarak çağın şartlarına göre çocukları geleceğe hazırladıklarını ifade etti. 
 
Güçlü eğitimlerin güçlü ekonomilerle bağlantılı olduğunu anlatan Selçuk, ilerleyen süreçte iş ve işlemlerin büyük bir kısmının otomasyona tabi olacağını, robotların hakim olacağı bir iş düzeneğinden bahsedileceğini bildirdi. Bu açıdan öğretmen niteliğini çok önemsediklerini vurgulayan Selçuk, "Uluslararası söylem şunu gösteriyor, hiçbir ülkenin eğitim sisteminin kalitesi öğretmenin niteliğini aşamaz. Dolayısıyla asıl olan öğretmenin doğasına hizmet etmektir, saygı göstermektir, öğretmenin itibarını yükseltmektir, öğretmene değer vermektir ve öğretmenlerimizin yetişmesinde çok köklü tedbirler almaktır." dedi. 
 
Selçuk, öğretmen eğitimi konusunda Yükseköğretim Kurulu ile yeni bir başlangıca imza attıklarını kaydetti. 
 
"Video kütüphane kurduk"
Dünyada artık akıl ve kalbi birleştiren bir bilgeliğin hakim olmaya başladığına değinen Selçuk, dün iş yerinde mavi yakalılar varken bugün robotların bulunduğunu vurguladı. Eğitimde de bu değişim ve dönüşümün fark edilmesi gerektiğini ifade eden Selçuk, "2023 eğitim vizyon belgesinde Türkiye'nin 2023 sonuna kadar hangi ay, hangi sene hangi iş ve işlemi, hangi sırada hangi fizibiliteyle hangi planlamayla yaparak neyi nasıl yapacağını yıllar itibarıyla ortaya koymuş durumdayız. Bu çok önemli. Çünkü bir sene, iki sene önceden eğitim sisteminde neyin nasıl yapacağının tasvir edilmesi ve bunun ortaya koyulmuş olması toplumdaki belirsizlik düşüncesini ortadan kaldırmak bakımından çok önemli." değerlendirmesini yaptı.
 
Selçuk, her öğrencinin eşit imkanlara sahip olabilmesi noktasında da önemli çalışmalar yaptıklarını söyledi. Türkiye'nin en başarılı öğretmenlerinden videolu kütüphane oluşturduklarına işaret eden Selçuk, şöyle konuştu: "En çok talep gören, ders anlatımıyla, tecrübesiyle öne çıkan her alandaki öğretmenlerimizden bir yıllık, iki yıllık derslerini videolara anlatmalarını istedik ve bunlardan video kütüphanesi kurduk. Türkiye'nin her yerinden her çocuğumuz bu öğretmenlerimizin derslerini ücretsiz olarak izleyebiliyor. 'Şu kasabanın şu okulundan bir öğrenciyim, şu öğretmenden ders almak istiyorum.' dediğinde bu kütüphaneden ücretsiz olarak faydalanabiliyor. Ayrıca 'Şu öğretmenle yüz yüze ders almak istiyorum, soru sormak istiyorum.' diyen öğrencilerimize de hafta sonları istediği okulda, istediği öğretmenle çalışma imkanı sunduk."
 
Selçuk, her öğrenciye eşit eğitim imkanı sunduklarını, bunun dışında velilere de rehberlik yaptıklarını ifade etti. Türkçeyi çok önemsediklerini, bu doğrultuda dinleme, konuşma, yazma ve okumaya dayalı bir eğitim çalışması başlattıklarını belirten Selçuk, Türkiye'yi çok iyi bilenlerin diğer dersleri anlama kabiliyetlerinin de daha yüksek olacağını anlattı. Bunun dışında her okulu mobil izlemeye aldıklarını, bununla ilgili haftalık, aylık planlamaların yapıldığını dile getiren Selçuk, bu uygulamanın da iki ay içerisinde hizmete gireceğini söyledi. 
9.03.2020 (Haber Merkezi)